Kitap boyunca ele aldığımız bilgiler bir yandan satanizmin ne kadar tehlikeli ve dehşet verici bir dünya görüşüne sahip olduğunu gözler önüne sererken, bir yandan da bu akımın fikri dayanaklarını bizlere göstermiş oldu. Bütün bu bilgiler ışığında varılacak en önemli sonuçlardan biri, satanizmin manevi değerlerin unutulduğu, din ahlakının göz ardı edildiği, Allah korkusunun ve sevgisinin gereği gibi bilinip yaşanmadığı bir toplumsal ortamda büyüyüp geliştiğidir. Bir diğer önemli sonuç da, satanizmin tek başına adli tedbirlerle sona erdirilemeyecek bir akım olduğu, böyle bir girişimin tam tersine satanizmin daha da güçlenmesine neden olabileceğidir.

Öyleyse satanizme karşı yürütülecek mücadeleyi şu temel noktalarda toplamak mümkün olacaktır:

1. Bu mücadelenin en önemli yönü, fikri alanda olmalıdır. Fikren yenilen bir ideoloji, taraftarlarının sayısı ne kadar çok olursa olsun, ne kadar çok yere yayılmış olursa olsun yenilgiye mahkum olmuştur. Bu nedenle satanizmin savunduğu fikrin mantıksızlıklarının, sapkınlıklarının, yanılgılarının deşifre edilmesi son derece önemlidir. Süslü sloganların, yaldızlı propagandaların içi boş sözlerden ibaret olduğunun gösterilmesi, hem satanizmin yeni taraftarlar kazanmasını engelleyecek, hem de mevcut taraftarların büyük bir aldanışa kapıldıklarını görmelerini sağlayacaktır.

2. Fikri mücadelenin en önemli aşaması, satanizmi ayakta tutan ideolojik temellerin çökertilmesi olmalıdır. Tutunacak noktası kalmayan, temelleri yıkılmış bir ideolojinin ayakta kalamayacağı açıktır. Kitabın çeşitli bölümlerinde de gördüğümüz gibi satanizmi ayakta tutan iki önemli unsurdan biri materyalizm bir diğeri de Darwinizm'dir. Darwinizm bilimsel olarak çökmüş, yanlışlığı pek çok delil ile ispatlanmış bir ideolojidir. Ne var ki, teorinin bazı çevreler tarafından hala sanki bilimsel bir teoriymiş gibi savunuluyor olması, büyük bir aldatmaca olduğunun deşifre edilmemesi satanizm gibi sapkın akımların da varlığını devam ettirmesine imkan sağlamaktadır. Bu durumda konuyu inceleme imkanı bulamayan, kulaktan dolma bilgilerle hareket eden kimseler Darwinizm'i hala geçerli bir akım sanabilir, dolayısıyla satanizmin de makul bir çıkış noktası olduğu yanılgısına kapılabilirler. Böyle bir yanılgının önüne geçmenin tek yolu ise Darwinizm'in iflas etmiş bir ideoloji olduğunun insanlara duyurulmasıdır.

3. Bunlarla birlikte yürütülmesi gereken bir diğer önemli çalışma da, insanların içlerine düştükleri manevi boşluğun giderilmesidir. Hayattaki varlık amacını bilen, manen bilinçli bir insan hiçbir sapkın akımın etkisi altında kalmaz. Bunun için, başta gençler olmak üzere, insanlara Allah'ın varlığının ve birliğinin delilleri ile anlatılması, her insanın yaptığı her tavırdan Allah'a karşı sorumlu olduğunun öğretilmesi ve ahirette karşılaşabilecekleri durumlara karşı insanların uyarılmaları gerekir.

Göklerin, yerin ve içlerinde olanların tümünün mülkü Allah'ındır. O, her şeye güç yetirendir. (Maide Suresi 120)

4. Tüm bunlar yapılırken gazete, dergi ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarının bu çalışmalara destek vermeleri ve eğitim sisteminin de bu yönde düzenlenmesi son derece önemlidir. Basın bu batıl hareketi kamuoyuna duyururken, bu akımın propagandasını yapmamaya özen göstermeli, satanizmin tüm sapkınlıklarını deşifre ederek halkı bu yönde bilinçlendirmelidir. Eğitim sistemi de aynı şekilde, hem gençleri bu belaya karşı uyarmalı hem de böyle sapkınlıkların etkisinde kalmayacak şekilde bilinçli nesiller yetiştirmelidir. Yaşamın kör tesadüflerin eseri olmadığını bilerek, Allah'ın gücünü ve kudretini tanıyarak, Kuran ahlakını öğrenerek yetişen bir gencin bu tür bir belanın içine sürüklenmeyeceği açıktır.

Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme uğratılmayacaklar. (Meryem Suresi 60)

Unutmamak gerekir ki bazı insanlar meraktan, bazı insanlar macera olarak gördüğünden, bazıları da bir arayış içinde olduklarından bu sapkın akımın ağına düşmektedirler. Ancak gerekçeleri ne olursa olsun bu insanların temelde manevi bir boşluk ve bilgisizlik içinde oldukları açıktır. Bu durumda satanizmle yapılacak fikri mücadelede, başta iman edenler olmak üzere, herkese önemli bir sorumluluk düşmektedir. İman edenler öncelikli olarak, "Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmaya çağırır." (Fatır Suresi, 6) ayetinde bildirilen gerçeği tüm insanlara duyurmalı ve onları bu duruma karşı uyarmalıdırlar. Bununla birlikte insanların din ahlakını öğrenmeleri ve Kuran ahlakının yayılması için ciddi bir çaba harcamalıdırlar. Çünkü Allah'ın izni ile Kuran'ın ışığı, satanizm de dahil olmak üzere tüm sapkın akımları yok edecek, insanlara özlemini duydukları güzel ve hayırlı bir yaşam getirecektir.